Tıbbi Biyoloji ABD öğretim üyeleri ve lisansüstü öğrenciler güncel literatürü, bilimsel çalışmaları takip edebilmek ve bilimsel farkındalığı artırmak amacıyla her hafta düzenli olarak gerçekleştirdikleri seminer programlarına devam ettiler. Seminer kapsamında, doktora öğrencisi Gamze Zengin, “Canlı memeli hücrelerinde yüksek çözünürlüklü ve programlanabilir RNA-IN ve RNA-OUT genetik devresi.” başlıklı çalışmayı sundu. Bu çalışma, Nature Communications (2024;15:876) dergisinde yayımlanmış olup canlı memeli hücrelerinde RNA’ları algılayıp yönlendirebilen programlanabilir bir RNA-IN/RNA-OUT genetik devresini sunmaktadır. Sistem, CRISPR-temelli bir kompleksle hedef RNA’ları ve hatta nokta mutasyonlarını yüksek hassasiyetle algılayabilmektedir. Algılanan RNA sinyalleri, gen ifadesini kontrol eden bir aktivatöre dönüştürülerek hücresel süreçler yönlendirilmektedir. Devre ile hücre farklılaşmasının izlenmesi, progesteron biyosentezinin aktivasyonu ve tümör hücrelerinin seçici olarak yok edilmesi gibi uygulamalarda başarıyla gösterilmiştir. Bu yaklaşım, gen terapisi ve biyosensör geliştirme açısından büyük potansiyel sunmaktadır. Çalışmayı Gamze Zengin 05.11.2025 tarihinde Tıp Fakültesi’nde öğretim üyeleri ve lisansüstü öğrencilerin katıldığı bir seminerde sundu.

19.11.2025 tarihinde yüksek lisans programı öğrencisi Sinem Demir “Meme kanseri tedavisi için TGFβ3’ün potansiyel bir inhibitörü olarak kurkumin: hesaplamalı analizlere dayalı öngörüler” başlıklı çalışmayı sundu. Çalışmada, önceki araştırmaların TGFβ3 düzeylerinin meme kanseri metastazı ve düşük sağkalım ile ilişkili olduğunu gösterdiği belirtilmiştir. Bu güncel çalışmada ise antiviral ve antikanser özelliklere sahip kurkuminin TGFβ3 üzerindeki etkileri hesaplamalı yöntemlerle incelenmiştir. Kurkumin, ilaç benzerliği kurallarına (Lipinski vb.) uygun olup toksisite uyarısı vermemektedir. Moleküler kenetlenme ve 500 ns moleküler dinamik simülasyonlar, kurkuminin TGFβ3’e güçlü ve kararlı şekilde bağlandığını ortaya koymuştur. Bulgular, kurkuminin TGFβ3 için potansiyel bir inhibitör olabileceğini ve yeni ilaç geliştirme çalışmalarına temel oluşturduğunu göstermektedir. Çalışma, Scientific Reports dergisinde 2025 yılında yayınlanmış bulunmaktadır.

10.12.2025 tarihinde ise Doktora programı öğrencisi Aleyna Kaşaltı Kılıç Nature Communication dergisinde 2025 yılında yayınlanan “Mitokondri-lizozom etkileşimlerini kontrol etmek için çift anahtarlı ve kooperatif olarak aktive edilen DNA düzenleyicisi” başlıklı makaleyi sundu. Çalışmada mitokondri-lizozom etkileşimleri hücresel denge için kritik öneme sahip olduğu belirtilmiştir. Bu çalışmada, canlı hücrelerde bu etkileşimleri zamansal ve mekansal olarak kontrol edebilen, aktive edilebilir DNA düzenleyicilere dayalı programlanabilir bir platform sunulmaktadır. Tek anahtarlı (UV ile) ve çift anahtarlı (UV + endojen glutatyon) DNA düzenleyiciler, mitokondri-lizozom temaslarını hassas biçimde modüle edebilmektedir. Sistem, mitokondriyal bölünme ve otofajiyi düzenleyebilmenin yanı sıra hücre göçü ve proliferasyonunun seçici kontrolünü de sağlamaktadır. Bu yaklaşım, organel etkileşimlerinin incelenmesi ve hassas tedavi uygulamaları için güçlü bir araç sunduğu belirtilmiştir.

17.12.2025 tarihinde ise Melike Bayındır Üreten “Kanser radyoterapisi için kuproptozis temelli bir nanokapsül” başlıklı çalışmayı sundu. Çalışmada, radyoterapi sonrası kalan tümörler sıklıkla kazanılmış radyasyon direnci geliştirerek nüks ve metastaz riskini artırdığı ifade edilmiştir. Bu güncel çalışmada ise programlı hücre ölümlerinden kuproptozisin temel düzenleyicileri olan FDX1 ve LIAS’ın rezidüel tümörlerde arttığı ve bu hücreleri kuproptoza daha duyarlı hâle getirdiği gösterilmiştir. Bu bulgulara dayanarak, bakır içeren nanokapsül temelli kuproptozis odaklı yeni bir radyoduyarlaştırma stratejisi geliştirilmiştir. Nanokapsül, ışınlama sonrası kontrollü şekilde bakır iyonları salarak radyasyon direncini aşmış ve klinik dozlarda güçlü tümör baskılanması sağlamıştır. Ayrıca sistemik antitümör bağışıklığı tetikleyerek %40 iyileşme oranına ulaşmıştır.

Seminere ayrıca Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dâhili Tıp Bilimleri Göğüs Hastalıkları ABD’den Prof. Dr. Ümran Erbay da katılarak katkı sundu. Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Azmi Yerlikaya, güncel bilimsel gelişmeleri takip etmek ve araştırmalar üzerine verimli tartışmalara katılmak isteyen herkesi gelecek seminerlere davet etti.

İlaveten, Prof. Dr. Yerlikaya, lisansüstü başvurularının 29 Aralık 2025 - 2 Ocak 2026 tarihleri arasında yapılacağını duyurdu. Bilime meraklı, yenilikçi araştırmalar yapmak isteyen öğrenciler, Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD çatısı altında önemli bilimsel projelerde yer alarak araştırma deneyimi kazanma fırsatına davet ediyoruz. Tıbbi Biyoloji ABD programımız, hem güncel teorik bilgiyi derinleştirmek hem de uygulamalı bilimsel çalışmalarla geleceğin araştırmacılarını yetiştirmek için eşsiz bir olanak sunmaktadır. Anabilim dalımızda, kanser moleküler biyolojisi, epigenetik regülasyonlar, hücre sinyal iletim yolları, gen polimorfizmleri, diyabet ve inflamasyon gibi geniş bir araştırma yelpazesi üzerine çalışan öğretim üyelerimiz görev yapmaktadır. Programımız, Tıp Fakültesi bünyesinde geleceğin araştırmacılarını yetiştirmek ve bilimsel meraklarını pratiğe dönüştürmek isteyen adaylar için ideal bir ortam sağlamaktadır.